Sosyal Medya  

FacebookTwitterDiggLinkedinRSS Feed
   

   
   

Sözsüz iletişime dair yapılmış olan araştırma sonuçlarına göre; “Söz (%7), ses tonu (%38) ve beden dili (%55)” dir. Bu araştırma sonucundan hareketle;  iş görüşmelerinde beden dili, kullanılan sözler ve bunları ifade ediş biçimleri, ses tonu, vurgu, anlatım vb. etkili faktörlerdir. Beden dili konusunda bilinçli olmak, yani hem kendi bedenimiz üzerinde hakimiyet kurmak, hem de karşı tarafın beden hareketlerinin taşıdığı anlamları farketmek sadece kariyer yaşamımızın başlangıç aşaması olan iş görüşmelerinde değil, profesyonel yaşantımızın her aşamasında bize önemli avantaj sağlar.

İş görüşmelerinde başarı sağlamada adayın sahip olduğu teknik ve uzmanlık alanıyla ilgili bilgileri, sözlü ifadeleri kadar, görüşme sırasında sergilediği sözsüz iletişim mesajları da etkilidir. Benzer biçimde aday, görüşme sırasında görüşmecinin beden dili göstergelerinden de karşısındaki kişinin ilgi düzeyini tespit edebilir.

İnsanlarla tanıştığınızda, onların üzerinde bırakacağın ilk izlenim, ilk saniyeler içerinsinde edinilen izlenimdir. İlk izlenimi oluşturmak otuz saniye sürer, bırakılan kötü izlenimi silmek için yıllar gerekir.

Bir insanla karşılaştığımız anda ilk izlenimi oluşturmakta en önemli etkin beden dilidir. İnsanları bize söylediklerine göre değil, görünüşlerine göre yargılama eğilimdeyiz. Ve bu yargı çoğunlukla bilinçaltımızın verdiği bir yargıdır. (Kaya,2013:196)

Bireyin ilk izlenim için ikinci bir şansı bulunmadığından, ilk karşılaşma anında görünüş ve konuşmasına dikkat etmesi ve beden dilini iyi kullanması gerekmektedir.

İlk izlenim, olumlu veya olumsuz olabilir. Burada en  kötü olan şey, ilk izlenimi tekrarlamak için, ikinci bir şansımızın olmamasıdır. İyi olan şey ise, ilk izlenimimizi oluşturmanın, büyük ölçüde bize bağlı olmasıdır. (Kaya,2013:197)

 İlk izlenim yaratmanızı sağlayacak altı ipucu vardır;

  1. İlgi merkezi; Öteki odaklı olduğunuzu kanıtlayın; ilk kez karşılaştığınız kişiler, sizi yeniden görmek için can atacaklardır.
  2. Yalnızca dinleyin; iyi dinleme beceriniz olduğunu gösterirseniz, mükemmel bir ilk izlenim sağlayabilirsiniz.
  3. Adları kullanın
  4. Espri yaparken dikkatli olun
  5. Görünüş önemlidir
  6. Belli bir konuşma üslubunuz olsun; Bizi dinleyenler, zekamızı, kültürel düzeyimizi, eğitimimizi, hatta liderlik yeteneğimizi, seçtiğimiz sözcükler ve bunları nasıl söylediğimiz ile ölçerler.  Monotonluğu yenmek için ses tonunuzu değiştirin. Sesinize ve yüz ifadelerinize canlılık katın. Hareketlerinizi yapaylaştırmayın; doğal mimikler kullanın. (Kaya,2013:204)

Beden diliniz bir başkasına, sizi tanımayan, sizi ilk defa gören birine ne anlatıyır? Belki saldırgan ve itici, belki de soğuk ve olumsuz görünüyorsunuz. O zaman yapmanız gereken “ Davranışlarınızın nedenleri üzerinde değil, yalnızca onların başka insanlara nasıl görüneceği üzerinde düşünün. Sonra, acaba bu benim vermek istediğim görüntü mü? Diye kendinize sorun. Eğer değilse duruşunuzu değiştirin.( Kaya,2013:197)

İnsanlar üzerinde iyi bir etki bırakmak için, fiziksel görünümünüz, sevimli olmanız, güler yüzlü ve net davranmanız, karşınızdakine güven vermenizdir. Tabi bu sırada vücut dilinizi de doğru kullanmalısınız. (Kaya,2013:199)

İnsanın kendini dış dünyaya karşı ortaya koyuş biçiminin temeli göğüs açıklığını, bir başka deyişle, merkezini kullanma biçimidir. Başka hiçbir özelliğine bakmaksızın, sadece göğüs açıklığına bakarak bir insanın kişilik yapısı ve içinde bulunduğu duygu durumu konusunda bilgi sahibi olmak mümkündür.(Z. Baltaş ve A. Baltaş, 2010 :15)

Merkezin göğüs üzerinde kesişen bir yatay ve dikey eksen üzerinde dengeli olarak durması, omuzların geriye doğru genişlemeden dik olarak tutulması kendini kabul ettiren, güvenli bir görünüş ortaya koyar.

Merkezlerini ölçülü bir şekilde dünyaya açan insanlar büyük çoğunlukla diğer insanlarla sağlıklı ilişkiler içindedir. Bu tür insanlar kendi haklarını korudukları gibi karşılarındaki kişinin haklarına da saygı duyarlar.

Merkezin kapanması, omuzların düşmesi ve kişinin hafif öne eğilmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Bu görünüş  İş görüşmelerinde kişinin kendinin güven duymadığını ve içinde bulunduğu durumdan rahatsız olduğunu düşündürür. (Z. Baltaş ve A. Baltaş, 2010 :15)

Bir insanla karşılaştığımız anda ilk izlenimi oluşturmakta en önemli etkin beden dilidir. İnsanları bize söylediklerine göre değil, görünüşlerine göre yargılama eğilimdeyiz. Ve bu yargı çoğunlukla bilinçaltımızın verdiği bir yargıdır.

Beden dilimiz bir başkasına, sizi tanımayan, sizi ilk defa gören birine ne anlatıyor iyice analiz etmek gerekir. Belki saldırgan ve itici, belki de soğuk ve olumsuz görünebiliriz. O zaman yapmamız gereken , davranışlarımızın nedenleri üzerinde değil, yalnızca onların başka insanlara nasıl görüneceği üzerinde düşünmektir. Sonra, acaba bu benim vermek istediğim görüntü mü? Diye kendimize sorarız. Eğer değilse duruşumuzu değiştirmek gerekir.

Bir iş görüşmesindeki heyecanınızı yenmeniz ve başarılı olabilmeniz %70 yapacağınız hazırlığa bağlıdır. Gerisi, biraz doğaçlamaya, biraz da sezgilerinize kalıyor.

İş görüşmelerine gitmeden önce, İş görüşmelerindeki yanıtlar mutlaka prova edilmelidir. Yorumlarınıza güvendiğiniz bir kişiye kendisiyle antrenman yapmak istediğinizi söyleyin. Bu yöntemle, gerçek bir iş görüşmesi sırasında olabilecekleri de canlandırmış olursunuz. Bir antrenman ile yetinmeyin, ilk seansta öğrendiklerinizi değerlendirip, ikincisinde kendinizi geliştirmeyi hedefleyin. (H.Yaman ve A.Ş.İzgören, 2012:85)

Aynı zamanda görüşmeye gidilecek şirketin Web sitesine girip temel bilgiler edinilmelidir. Ayrıca şirket hakkında; Gündemindeki önemli projeler, şirket kültürü ve diğerlerine kıyasla farklı yönleri, karlılık, şirket öncelikleri, çalışanların eğitim seviyeleri gibi konularda araştırma yapılabilir.

Bir şirket yetkilisiyle yapılan ilk görüşme, ön görüşmedir. Ön görüşmelerin amacının, adayları elemek olduğunu hatırlamak önemlidir.

Bir ön görüşmede, yetkilinin aklında çok temel sorular vardır:

  1. Bu kişi, şirkete katılmaya yetecek kadar iyi giyinip güzel konuşuyor mu?
  2. Bu kişi, minimum eğitim seviyesine sahip mi?
  3. Bu kişi, gerekirse taşınmaya açık mı?

Çoğu ön görüşmeler, yüz yüze yapılır, ancak bazen telefonda, hatta telekonferans görüşme sırasında da yapılır. Öyleyse, tüm ihtiyaçlarınızın elinizin altında olduğundan emin olun. Eğer, herhangi bir sebepten dolayı, yetkili sizi hazırlıksız ya da uzun konuşamayacağınız bir anda ararsa, hemen adını ve telefon numarasını alıp, mümkün olduğu kadar çabuk geri arayın. (Mıtchell  ve Corr,2010:79)

Görüşmede bıraktığınız ilk izlenim belirtiğimiz gibi çok önemlidir. Örneğin; Gülümsemek sizi rahatlatırken, karşınızdakini de mutlu eder. Ayrıca karşınızdaki kişiyle mutlaka göz teması kurmalıyız. Gözlerine bakmak değer vermektir. Uzaklara ve sağa sola bakmayın. Biri ile ilk defa tanışırken, ona bakmanız beklenir. Tabii kastedilen gözünüzü dikip bakmak olmamalıdır. Eğer yüzünüz, karşındaki insana gülümseyerek bakıyorsa, göz temasını ihmal etmemişseniz etkili bir iletişim sağlamış olursunuz. (Kaya,2013:200)

Dimdik bir duruş ve sıkı bir tokalaşma, özgüveni yansıtan iki faktördür. Ayrıca kendimize şu soruları da sormalıyız;

  1. İnsanlara yaklaşım biçimim nasıl? Onları itiyor muyum, yoksa çekiyor muyum?
  2. Ne tür sinyaller gönderiyorum. Olumlu mu, olumsuz mu?
  3. Daha ağzımı açmadan önce insanlara neler söylüyorum? (Kaya,2013:201)

Aday, görüşme öncesi bu hazırlıklarını yaparak görüşme yapacağı şirkete  gelir. Randevu saatinden mutlaka 15-20 dk. öncesinde hazır bulunulur ve görüşme saatini şirkette beklenilir. Bu çok önemli bir kural ve görüşme öncesi stresi azaltıcı bir etki yaratır.

Büyük ihtimalle, görüşme sırasında size bir oturma yeri ayarlanmıştır. Eğer seçme şansınız varsa, giriş kapısını görebileceğiniz yere oturun. Proxemics kurallarına göre, arkanızda bir boşluk veya kapı varsa görüşme boyunca kendinizi rahatsız hissedebilirsiniz. Mümkün olduğunca görüşmecinin tam karşısına oturmayın.  Bu pozisyon rekabet hissi yaratır, özellikle aynı cinsler arasında, erkek-erkek, kadın-kadın. Mümkün olduğunca açınızı hafif çevirin. En profesyonel görüşme açısı şu şekildedir;  Koltukların veya masada karşı karşıyaysanız yan çapraz oturuş diyebiliriz. Bu oturma biçimi göz teması sağladığı gibi, ortak noktada buluşma duygusu da yaratır. Eğer profesyonel bir görüşmeciyle karış karşıyaysanız bu tür bir oturma biçimini hazırlamıştır. (H. Yaman ve A.Ş. İzgören, 2012:96)

Bu zorlu dakikaların en iyi şekilde sonuç vermesi için beden dilimizi aşağıdaki şekillerde kullanmamız bizi faydalı olacaktır.

Yöneticinin masası onun özel bilgesidir. Hiçbir şekilde dokunmayın. Dokunduğunuz anda rahatsız olur. Eğer bir şeyler içmeniz gerekirse, gelen çayı yanlışlıkla yöneticinin masasına koymayın. Masada herhangi bir şeyin yerini değiştirmeyin. Yöneticinin egemenlik bölgesine girmiş olursunuz.

Görüşme boyunca dikkatinizin karşınızdaki yöneticide olduğunu bakışlarınızla ve ona yönelik oturuşunuzla hissettirirsiniz. Üzerinizden bir şeyler temizlemek, elinizdeki kalemle oynamak, saatinizi düzeltmek, odadaki bir eşyaya bakmak gibi hareketler karşınızdakini dinlemediğiniz hissini yaratır.(H.Yaman ve A.Ş. İzgören, 2012:97)

İnsanlar dünyanın her yerinde duygusal durumlarını yüz ifadeleri ile açığa vururlar. Hatta kızgınlık, korku, şaşkınlık, üzüntü, nefret, sevinç gibi hislerimizi gösteren kas hareketlerinin tümü bütün insanlarda aynıdır. Ve yüz ifadelerinin okunması kolay, kontrol edilmesi genellikle zordur. Bu ortak olan yüz ifadeleri;  (Kaya,2013:205)

  1. Şaşkınlık, sürpriz; Kaşlar yukarıya kaldırılır ve köşeli hal alır. Alında ise yatay çizgiler oluşur. Gözler ayrılmışçasına açıktır ve göz akı irisin altından da görünür.
  2. Korku; Kaşlar Kaldırılmıştır, alında kısa yatay ve ya dik çizgiler oluşmuştur. Gözler açıktır, alt göz kapağı gözle görülen bir gerginlik gösterir.
  3. Öfke, Kızgınlık; Kaşların çatılmasına ve aşağıya doğru çekilmesine neden olur. Gözler üzerinde dikey çizgiler vardır ve göz akı örtülmüştür. Üst göz kapakları aşağıya çekilmiş, alt göz kapakları ise gergin ve kalkıktır.
  4. Tiksinti; Kaşlar aşağıya doğrudur, fakat çatılmamıştır. Burun üzerinde ve üst bölgesinde yatay veya dikey çizgiler oluşur.
  5. Üzüntü, keder; Üzüntülü bir yüzde kaşların ortası kalkıktır; alnın ortasında yatay ve dikey çizgiler vardır, kaşların üst kısmında çukurluklar oluşabilir. Ağızlar açık ise, dudaklar gergindir ve titrerler.
  6. Mutluluk ve sevinç;  Gözlerde huzurlu bir izlenim vardır. Yüzün alt tarafındaki hareketler alt göz kapağını yukarıya iter. Ağız, dişler görünecek derecede açık olabilir. (Kaya,2013:2010-211)

Yüz ifadelerini; Alın kasları,  göz kapakları ve çevresi kasları, ağız bölgesi, dudaklar ve çene kasları vasıtalarını kullanarak okuyabiliyoruz.

Baş Hareketleri

Başın yakınlaşması yada uzaklaşması; İnsan kendisine yakın bulduğu kişi veya görüşlere doğru aşıyla hafif yakınlaşır, uzak bulduğu kişi veya görüşlerden de başıyla hafifçe uzaklaşır.

Başın hafifçe sağa yada sola yatışı;  Kafa bir yana doğru eğildiğinde; bu kişinin anlatılan konu ile ilgilenmeye başladığı anlamına gelir. Birileri sizinle konuşurken onların size karşı sıcak duygular beslemelerini sağlamak istiyorsanız, başınızı hafifçe  yana doğru yatırmanız ve başınızı ara sıra öne eğmeniz yeterli olacaktır.

Baş Aşağıya Eğik; Uysal, çekingen, kabullenici bir duygu durumunun anlatımıdır. Böyle bir ifade” başı önde” efendi insan tanımının tipik bir görünüşüdür.

Baş Öne Doğru Uzanmış; Başın öne doğru uzatılması, genellikle olumsuz hatta yargılayıcı bir tavır taşır. Eleştirel değerlendirme hareket gruplarında genellikle bu durumla karşılaşılmaktadır.

Başın Aşağı Yukarı Sallanması; Başın aşağıya doğru sallanması hareketi çoğu kültürde evet veya onay anlamına gelen olumlu bir harekettir. Başın yukarıya doğru kaldırılması ise reddetme ve hayır anlamına gelmektedir. Birde başın hafifçe ama seri bir şekilde öne arkaya sallanması durumu vardır ki; bu durum tehdit içerir.

Başın sağa sola sallanması; Genellikle hayır anlamına gelmektedir.

Baş Arkada; Saldırgan bir duruş şeklidir. Aynı zamanda dışarıdan bakanlar için” İnsanları küçümsüyor ve kendini çok büyük görüyor” havası verebilir.

Başın Destek Ya da Köstek Olma Durumu; Başımızla yaptığımız bu çok küçük hareketlerle karşımızdaki insanlara cesaretlendirici, destekleyici veya reddedici mesajlar veririz. (Kaya,2013:217-220)

El, bacak ve Parmakların Anlattıkları

Yumruk Yapılmış olan el; stres altında insan yumruklarını kapatır ve yumruk tehdittir. Sıkılmış bir yumrukla havayı döven kişi, savunduğu fikre karış çıkıldığı takdirde, sonuna kadar ölümüne mücadele  içinde olacağını da yansıtır.

Tehdit Konumundaki el; Yumruktan fırlayan işaret parmağı tehdit içermektedir. Kişiye otoriter bir hava verir. Muhatabınız içine kapanacağını ve onunla iletişim kurmanızın zorlaşacağını bilin.

Avuç içini göstermek ve açık avuç; Avuç içini göstermek dostça barışçıl bir davranıştır.

Avuç içinin yukarıya bakması( ulaşmacı konum);  Bu hareket içtenlik ve samimiyet göstergesidir. (Kaya,2013:227)

Avuç içinin aşıya bakması; Dikkatli olmak, bir şeyi kontrol etmek, yatıştırmak ve aşağılamak söz konusu ise avuç aşağıya doğrudur.

Havayı hassas bir şekilde kavrayan el; Anlattığı konuya eliyle hassasiyet kazandırma jestidir.

Havayı güçlü bir şekilde kavrayan el; Ele aldığımız konudaki kararlılığımızı ve gerekirse en sert mücadeleye bile hazır olduğumuzu göstermek için kullanırız.

Elin Kenarı ile havaya vurmak; Bu kişinin savunduğu fikirdeki kararlılığının, gerekirse kavgaya kadar gidebileceğinin işaretidir.

Yukarıya doğru düz tutulan ve avuç içini gösteren gergin el; Kişinin hoşuna gitmeyen bir durumu veya bir şeyi reddetmek için de kullanılır. Bu bir öneri veya kendisine yüklenmek istenen ağır bir sorumluluk da olabilir.

İki elin avuç içlerinin karşıya bakması; Bu şekilde bir hareket karşıdan gelen hayali bir tehdidi durdurmak istemesi ve kendisine yöneltilen eleştiriye karşı çıkmasıdır.

İki elin avuç içinin birbirine bakar şekilde yanda olması; Tartışılan kişiyle olan mesafeyi kapatmak  ve ifade edilen kelimelerle onun zihnine ulaşmak istediğini gösterir.

İki elin avuç içinin kişinin kendi göğsüne bakması; Karşıdaki kişiye fikrini onayladığını ve uyum içerisinde olmak istediği mesajını verir.

Ellerin birbirine sürtülmesi ( elleri ovuşturmak); İnsanların olumlu beklentilerini ilettikleri bir jesttir.

Kenetlenmiş eller; Kenetli eller, genel bir olumsuzluğun bir hayal kırıklığının habercisidir.

Elleri bele koymak; Kolların yandı, ellerin ise belde olması genel bir saldırır hazırlığının veya mücadeleye hazır olmanın habercisidir. Bu hareketle hedefine ulaşmaya kararlı olduğunu söylemektedir.

Elleri sıkmak; Gerginliğin yaşandığı ortamlarda farkında olmadan endişe hissederek ellerimizi sımsıkı kenetler yada sıkarız.

Ellerin önde birleşmesi;  Otorite karşısında, takınılan duruş şeklidir.

Ellerin arkada birleşmesi; Bu hareket bir tür üstünlük, kendine güven hareketidir.

Çatı şeklindeki eller;  Bu işaret, iki elin parmak uçlarını, bir çatı veya piramit oluşturacak şekilde birleştirerek yapılır. Bu hareket kendine güvenen, önemini karış tarafı hissettirmek isteyen insanlar tarafından yapılmaktadır.( Kaya,2013:235)

Elleri göğüs üstüne koymak; Elleri göğüs üstüne koymak samimiyet, dostluk ve güven bildiren, bir de konuşulanı destekleyen çok eski bir jesttir.

Her iki elin başın arkasına koyma; Kişinin o bölgenin sahibi olduğuna dair bir alan işaretidir.

Elin alına vurulması; Bir haya yaptığımızda ya da bir şapşallık yaptığımızda avuç içimizi başımıza vurarak “Hay Allah” deriz.

Bacak bacak üstüne atma, bayan adayların yapabileceği bir harekettir; Olumsuz bir etki yaratmaz, genel kapalılık anlatımı olmasına rağmen kültürümüz de  hanımların böyle formal bir görüşmede yapabilecekleri bir hareket olarak kabul edilir. Erkek adaylarda ise çok önermiyoruz. Çünkü fazla rahatlık ve rekabet gibi algılanabilir. Uluslararası bir şirkette yabancı bir yöneticiyle görüşüyorsanız hiçbir sakıncası yok, bizim kültürümüzde ise saygısızlık olarak algılanma riski var.

       İş görüşmelerinde beden dilinin tamamlayıcısı olan imajın etkisi yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmış bir gerçektir. Yapılan tüm araştırmalar, yeni tanıştığımız bir kişiyle ilgili temel kararımızı ilk 30 saniye, bilemediniz 90 saniye içinde verdiğimizi gösteriyor. Dış görünüş ve imajı kitap kapağı gibi görmek gerekiyor. Bazen bakarsınız müthiş bir kitap kapağı, içini açarsınız bomboş. İş görüşmelerinde genellikle 20 dk. süren bir görüşmede kişinin yetkinliklerinizi fark etmesi, potansiyelinizi gerçek anlamda saptaması çok da kolay değildir. (H.Yaman ve A.Ş. İzgören, 2012:101)

       İmajınızı doğru yönetmeniz gerekmektedir. Çünkü etkisi tahmin ettiğinizden çok daha fazladır. İyi giyinmekten kasıt , başvuru yaptığınız işe ve kuruma uygun giyinmektir. İş görüşmelerinde profesyonel bir imaj sergilemeniz gerekir. Bunun yöntemi takım elbise veya döpiyes olabilir, ama bir reklam şirketi yaratıcı metin yazarı arıyorsa, rahat ve güvenli, hatta uçuk bir giyim daha fazla puan getirir.

       Bizi dinleyenler; zekamızı, kültürel düzeyimizi, eğitimimizi, hatta liderlik yeteneğimizi, seçtiğimiz sözcükler ve bunları nasıl söylediğimiz ile ölçerler.  Monotonluğu yenmek için ses tonunuzu değiştirin. Sesinize ve yüz ifadelerinize canlılık katın. Hareketlerimizi yapaylaştırmamalı, doğal mimikler kullanmaya özen göstermeliyiz.

       Duygusal iletişimin %90’ı, sözsüz olarak beden dili ile gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle kişilerin beden dilinin farkında olması kendilerini tanımalarında ve iletişimlerini yönlendirmede önemli bir role sahiptir. Hem kendilerinin hem de karşısındaki kişinin beden dilinde somutlaşan gerçek duygularını anlamak duyarlık gerektirir. Bu duyarlığı geliştirmiş olan kişilerin zekaları normal seviyede olsa da, işlerinde başarılı, aile hayatlarında mutlu ve sosyal yaşamda aranılır olmaktadırlar.

       Günümüzde İnsan Kaynakları Yöneticilerine göre, bir kişinin sahip olduğu zeka düzeyi, onun işe alınmasını sağlarken, duygu düzeyi, o kişinin terfiini belirlemektedir. Artık en iyi performans gösterenler listesinin başında zeka düzeyi yüksek olanlar yada teknik bilgisi çok olanların yerini, aş arkadaşları ile sağlıklı iletişimler kurabilen, grup çalışmasına yatkın, duygusal olgunluk düzeyi yüksek kişiler almaktadır. (Z. Baltaş ve A. Baltaş, 2010:160)

       Duygusal olgunluk düzeyini her yaşta geliştirebilme imkanı vardır. Duygularımızı ifade eden dilin, beden dilimiz olduğu unutulmamalıdır. Nasıl düşüncenin dili kelimelerse, duyguların dili de bedenimizdir. İnsanın kendini tanıma, kendi amaçlarına ulaşabilme gayretlerinde en önemli adım, beden dilini tanımakla atılır.

KAYNAKÇA

  1. Canten Kaya , (2013) Etkili İnsan Olmanın İncelikleri ve Beden Dili, İstanbul, Kariyer Yayınları
  2. Hakan Yaman- Ahmet Şerif İzgören, (2012) Eyvah İş Görüşmesi, İstanbul , Elma Yayınevi
  3. Mary Mıtchell, John Corr, ( 2010), İlk 5 Dakika İstanbul, Butik Yayıncılık.
  4. Psikolog Dr. Zuhal Baltaş, Psikolog Dr. Acar Baltaş, (2010) Bedenin Dili, İstanbul, Remzi Kitabevi

 

Bilal AYDIN
İnsan Kaynakları/Destek Hizmetler Müdür Yardımcısı

 

   
   
© muhammetefe.com